Resmi Site | Facebook | Twitter
Şu anda buradasınız:   AnasayfaHaberlerEzber bozan bir Çete

Ezber bozan bir Çete

Pazar, 06 Mart 2011 21:01
Yazdır PDF
Kadir inanır da dizinin ilgi çeken isimlerinden biri. iki yıldır televizyondan, dizilerden uzaktı. Şimdi Cemal Amca karakteriyle bu çetenin üyesi olarak tekrar ekranlarda. Gelen birçok senaryoyu özenle okuyup reddeden inanır, bu kez gerçekçi, ayakları yere basan ve inandırıcı gördüğü bu rolü kabul etmiş. Zaten istediği de sinematografisine uygun olarak içeriği ve söylemi olan işler.

Anlatıyor: "Çilingir Cemal, bizim insanlarımızdan biri; namuslu, dürüst, temiz bir adam. Bu, yumuşak bir şekilde başlayıp giderken sertleşen bir Robin Hood hikâyesi. Oynadığımız karakterlerle, ortaya koyacağımız manzarada insanların kanını emen, sömüren kişilerin de canına okuyacağız! Bu tiplemeyle aslında ben de karakter zenginliğine bir fotoğraf daha eklemiş oldum. Küçük insanların dünyası dediğimiz o dünya var ya, benim için en büyük dünya o. Bu anlamda denenmemiş bir çalışmayı yapıyoruz, o insanların dünyasını ön plana çıkarıyoruz. Sıkışan ekonomi, siyasal ve sosyal yapıyla gerilmiş Türk toplumunun eğlence aracı olarak bir tek televizyonları kaldı. Onun da başına geçtiğinde değişik çalışmalar izlemeleri hakları. Sakın ha! Öyle, 'dizi çekiyor' diye hafife almasınlar. Biz çok genç bir ekiple çalışıyoruz. Herkesin dikkatini çekmesi gereken nokta şudur: Bugün hem içerdikleri format hem de teknoloji açısından dünyanın 5-6 televizyon kanalının arkasından gelecek kadar kaliteli bir altyapımız var. Şimdi bu format içerisinde en fazla ilgi gören bölüm dizilerse ki en büyük pastayı reklamcılar oraya ayırıyor, genel kaliteyi en beğenilen yerde düşürmemek gerek. Çünkü bu işin lokomotifi diziler. Bu kadar zor çalışma koşullarıyla kaliteyi korumaya çalışıyoruz, herkes özveriyle çalışıyor. Ancak bazı sorunları aşmak için adım atmak lazım. Bunun da olacağına inanıyorum."

Önce Ankara'dan Behzat Ç. geldi, sonra da izmir'de başlayan dizilerin çekim haberini aldık. Dizi sektörü istanbul merkezli  olmaktan çıkıp yavaş yavaş diğer illere kaymaya başladı, iyi de oldu. Hem içerikte hem de teknikte farklılık yaratan yeni bir genç kuşağın hareketi bu. Adını şehirden alan izmir Çetesi de bunlardan biri. Murat Şeker'in ilk dizi yönetmenliği denemesi bu. Zaten film olarak değerlendiriyor, film gibi çekiyor diziyi. Başrollerde de Kadir inanır,Kenan Ece ve Mustafa Üstündağ. Komedi aksiyon türündeki bu dizi, Çilingir Cemal Amca'nın, yönetmenin tabiriyle "üçkâğıtçılık, dolandırıcılık ve indiregandi" üçgeniyle yaptığı  savaşı anlatıyor. Dolandırılan Cemal Amca, parasını almanın tek yolunun çeteye dahil olmaktan geçtiğini anlayınca, onlara katılıyor. Biz de kimdir bu çete diye sormak için  Murat Şeker, Kadir inanır ve Kenan Ece ile buluştuk, işte çete, işte anlattıkları.


 - İzmir Çetesi nasıl çıktı ortaya? Size nasıl geldi hikâye? 

Murat Şeker:
 Hikâye Elveda Rumeli'nin de senaristi olan Alican Yaraş'a ait. Onun başının altından çıktı bu iş. Beni de projede en çok çeken şey tarzının ve hikâyenin 
gelişiminin benim tarzıma yakın ve hergelece olması oldu. Kadro oluşmaya başladıktan sonra da heyecanlı hale geldi iş. izmir fonunda geçen, komedi macera türünde bir film bu.


 - Film diyorsunuz dizi için?

 M. Şeker: Bu bir alışkanlık aslında, çok da uyarıyorlar. Benim için bu dizi film. Diyorum ki siz dizi kısmıyla ilgilenin, ben de film, ortada buluşalım. Zaten bu benim 
çektiğim ilk dizi. Bugüne kadar o çarkın içine girmemek için dizi projelerine sıcak bakmadım. Çalışma koşullarına karşı bir tepkim vardı. Ama diğer yandan da snop görünmemek 
gibi bir kaygı da güdüyorum. Çok zengin olduğum için dizi yapmıyor değilim. Gelin görün ki, hikâyenin bana yakın olması, izmir'de çekilmesi beni tavladı. Artık ben de bir 
yüzleşeyim şu reyting canavarıyla, öyle değil mi?


Kenan Ece: Beni de ekip ve hikâye tavladı. Ayrıca televizyonda hep karanlık diziler görüyorum. Acı, gözyaşı, aldatma...
 Evet bunlar gerçek hayatta var. Hayatın hiç de kolay olmadığı bir ülkede yaşıyoruz. Ama yine de televizyondan bu kadar negatiflik yayılmasına karşıyım, insanların iyi 
hissedebilecekleri yapımlara da ihtiyaç var.

- Önce Ankara'dan çıkan Behzat Ç. şimdi de izmir'de çekilen diziler. Dizi sektörü İstanbul merkezden çıkıp diğer kentlere doğru mu uzanıyor artık? 

M. Şeker: Türkiye'de hayat sanki sadece istanbul'da yaşanıyormuş gibi düşünülüyor. Bu bir kısırdöngü. O yüzden diğer büyük şehirlere yönelmek akılcı ve 
gerçek. Dizi sektörü ilk defa doğru bir yere, başka şehirlere ve hikâyelere yöneliyor. Burada da etken olan nokta, genç yapımcı, yönetmen kuşağının girişimciliği. 
Farklı kapılar açılabiliyor. Artık yeni kuşak kendi imzasını televizyona da sinemaya da atmaya başladı. Gelecekte daha da farklı ve kışkırtıcı işler olacaktır.


- Genç kuşak nasıl bir çete peki? 

M. Şeker:
 Tamamen ezber bozan bir çete yayıldı Türkiye'nin her yanına. Yeni bir gençlik hareketi bu.
Biz sinemaya sevdalandığımızda bu kadar çok mecra yoktu. Şimdi ise endüstrileşiyor. Ayrıca bu, sivil de bir hareket. Bu anlamda hem toplum dönüşüyor hem de üretenler.Asıl Türkiye'nin değişen yüzü bu.


-Türk sinemasında alışkanlıklar, önyargılar, sektörleşememe bir duvarsa, o duvarın şimdilerde durumu nedir?

 M. Şeker: O duvar çatladı, kırılıyor, ama büyük bir delik olduğundan söz edemeyiz. O duvardan bir iki kişi geçiyor, 
geçerken bir iki tuğlayı düşürüyor, alanı genişletiyor. O duvar eninde sonunda yıkılacak.


- Dizilerde en çok ne ilgi çekiyor ve siz neyin ağına takılmaktan kaçınıyorsunuz?

 M. Şeker
: Bir adamla bir kadın varsa, bunların ne zaman sevişeceğini merak ediyor izleyici. 
Biz o ağa takılmayı asla istemiyoruz. Evet, izmir Çetesi'nde de ilişkiler var ama biz Cemal Baba parayı kurtaracak mı, onu izleyeceğiz.


 K. Ece: Bu bir paket program. Tutan formül neyse hemen ona yönelim oluyor. Bizdeki formül farklı. Dostluk, fedakârlık gibi kavramlar daha ön planda.

Sayfayi Paylas